Hentbol Avrupa Kupaları'nda mücadeleler tüm hızıyla sürüyor. Eltopu Postası, tüm kupalarda yer alan Türkiye temsilcilerinin oynayacağı eşleşmelerin bir listesini çıkardı.
EHF Kupası / Dinamo-Poltava - İzmir BŞB
Tarihinde 5. kez Avrupa kupalarında olan İzmir Büyükşehir Belediyespor, Dinamo Poltova ile oynayacak. 19 yıllık bir kulüp olan Poltova, 2008'de Kupa-4'teki çeyrek finali dışında Avrupa'da görünmemiş bir ekip. Türkiye'nin kasım ayında Dünya Şampiyonası elemelerinde karşılaşacağı Ukrayna Milli Takımı'nda ise kaleci Vadim Brazhnyk dışında oynayan oyuncuları yok. 12 ve 14 Ekim'de iki maçı da Poltava'da oynayacak olan İzmir'in şansı yarı yarıya gibi görünüyor.
Kupa Galipleri / Maliye Milli Piyango-Gummersbach
Türk takımlarının kuraları arasında en zorlu olanı. Kasım'ın son haftası ve Aralık başında oynanacak mücadelelerde Milli Piyango, bu kupayı 3 kez kazanan Alman ekibine karşı şans arayacak. Müzesinde 12 tane Avrupa kupası bulunan Lacivert-beyazlı Gummersbach, kadroyu tamamen gençleştirdi. Kiel'den tanıdığımız Igor Anic'li kadrosu, bu haliyle bile Milli Piyango'ya sorun çıkaracaktır. Bundesliga'ya kötü başlayıp ilk 5 haftada 4 yenilgi alan Gummersbach, eşleşmenin favorisi...
Çalenç Kupası / BB Ankaraspor-Maccabi Tel Aviv
Son 6 yılda beşinci kez Avrupa arenasına çıkan Büyükşehir Belediye Ankaraspor, yeni kurulan Maccabi Tel Aviv Hentbol şubesiyle karşılaşacak. Önemli bir oyuncusu olmayan Maccabi önünde BB Ankaraspor, mücadeleyi kazanmaya daha yakın görünüyor. Daha önceki mücadelelerinde Avrupa'da hiç tur geçemeyen ekip, bu kez şanssızlığını kırmak isteyecek. İlk maç 26 veya 27 Kasım'da Ankara'da.
Çalenç Kupası / Trabzonspor-Sporting Lizbon
Futbol şubeleri de başarıyla Avrupa Kupaları'nda oynayan iki kulübün eşleşmesinde ibre Portekiz kulübünden yana. Portekiz hentbolunun devlerinden olan Sporting, 2010'da Kupa-4'ü kazanma başarısı göstermiş bir ekip.
KADINLAR
EHF KUpası / M.Milli Piyango - Naisa Niş
Sırp takımı Niş önünde iki maçını da (11-13 Kasım) Ankara'da yapacak olan Maliye Milli Piyango, sezonun başında Şampiyonlar Ligi ön elemesinde kalmıştı. Mücadelesine Kupa-3'te devam edecek Piyango, iç saha avantajıyla tur atlamaya çalışacak. İki kez Şampiyonlar Ligi'nde oynayan, 2007'de ise Çalenç Kupası kazanan Niş, geleneği olan bir ekip. Birbirine yakın iki ekibin mücadelesinde maçtaki kırılma anları galibi belirleyecek gibi görünüyor. İki yıl önce Niş'i averaj ile geçen Üsküdar Belediye'nin durumuna benzer bir finiş olabilir.
Kupa Galipleri / Levanger - İzmir BŞB
Kupa-2'deki iki Türkiye ekibinden biri olan İzmir, güçlü Norveç ekibiyle iki maçı da dış sahada oynadı. 1 ve 2 Ekim'deki maçları 35-18 ve 34-17'lik skorla kaybeden Egeliler, 69-35'lik toplam skorla kupadan elendi.
Kupa Galipleri / Üsküdar Bld - Asfalistiki
Zayıf Güney Kıbrıs takımına karşı ilk maçı İstanbul'da 40-27 kazanan Üsküdar, eşleşmenin kesin favorisi. Daha önce üç kez 4. tur oynadığı bu kupada Üsküdar'ın hedefi, çeyrek finale kalabilmek. Zvezda Zvenigorod, Leipzig, Levanger, Alcoa, Ferençvaroş, Toulon gibi ekiplerin olduğu kupada bunu başarmak kolay değil, ama Üsküdar'ın kadrosu bunun için yeterli görünüyor.
Çalenç Kupası / Anadolu Üniversitesi - Lokomotiva Zagreb
Eski gücünde olmayan iki köklü hentbol kulübünün mücadelesi. İki kez Avrupa Kupası finali bulunan Lokomotiva, 1949 yılında kurulmuş bir ekip. Milli takımda iki oyuncusu bulunan takım, genç bir kadroya sahip. Hentbol geleneği üst düzeyde olan Hırvat takımı, tura bir adım yakın.
9.10.2011
1.10.2011
Farklı başlangıç
Türkiye Erkekler Hentbol Süper Ligi'nde 30. sezon başladı. 2011-12 sezonunun ilk haftasında son beş yılda 4 kez şampiyon olan Beşiktaş ile, aradaki tek kupanın sahibi İzmir Büyükşehir Belediyesi karşı karşıya geldi. İlk kez özel bir televizyondan (NTV Spor) canlı olarak yayınlanan mücadeleyi 35-23 kazanan Beşiktaş, lige çok iyi bir başlangıç yaptı.Esenler'deki Hakkı Başar Spor Salonu'nda oynanan karşılaşmaya iyi giren Beşiktaş, ilk 15 dakikada beşe çıkardığı farkı maç boyunca artırarak 12 farklı galibiyete ulaştı. Savunmada aksayan İzmir ekibine karşı hızlı hücumlarda Oğuzhan Büyük ile etkili olan Beşiktaş, skoreri Ramazan'ın da devreye girmesiyle rahat bir galibiyete uzandı. İzmir BŞB, 17-10 geride başladığı ikinci yarıda bir ara farkı dörde indirse de Beşiktaş, rakibinin savunmadaki hatalarını değerlendirerek galibiyete uzandı. Ramazan Döne'nin 12 gol attığı maçta Oğuzhan da 10 gol ile skora katkı yaptı.
İlk haftanın diğer sonuçları şöyle:
Maliye Milli Piyango-Akdeniz Üniversitesi: 41-28
Çankaya Bld Anka-Trabzonspor: 38-22
Mersin Yenişehir-BB Ankaraspor: 16-34
İl Özel İdare-Beşparmakspor: 36-26
Nilüfer Bld-Çukobirlik: 36-31
Foto: bjk.org.tr
18.09.2011
Muratpaşa 52 attı
Türkiye Kadınlar Hentbol Ligi'nde ilk hafta maçları yapıldı. Ankara'da Gazi Üniversitesi'ni 52-23 yenen Muratpaşa Belediyesi, daha ilk haftadan iddiasını ortaya koydu. Maliye Milli Piyango ve Yeni Mahalle Belediyesi de ilk hafta maçlarını kazanırken, Anadolu Üniversitesi-İzmir Büyükşehir maçında galibi tek gollük fark belirledi.Geçen yılın Çalenç Kupası finalisti Muratpaşa Belediyesi, ilk yarıda 9 gol yediği maçta Gazi Üniversitesi'ni 29 sayı farkla mağlup etti. 12 oyuncunun gol attığı Muratpaşa'da Ayla ve Olena 6'şar gol kaydetti.
Ligin yeni ekibi Yenimahalle Belediyesi, İstanbul Emniyetgücü'nü 33-30 yendi. 14 dakika eksik oynanan Yenimahalle, milli oyuncu Funda Karabay'ın 8 golüyle sonuca gitti.
Maliye Milli Piyango, ilk 10 dakikada 6-1'i bulduğu maçta Çankaya Belediyesi ANKA'yı 32-25 yendi. Çankaya'da Şenay 10 golle maçın en skoreri olurken, ikinci yarıda fark üç sayıya kadar inmesine karşın Piyango, mücadeleyi 7 gol farkla kazandı.
Haftanın en yakın maçında ise Anadolu Üniversitesi, Eskişehir'de İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne 29-28 üstünlük sağladı. İlk yarıda 17-13 önde geçen Anadolu, ikinci yarıda sıkıntı yaşamasına karşın tek golle mücadeleyi kazandı. Maçta en skorer oyuncu 8 gol kaydeden İzmir'den Asiye'ydi.
9.09.2011
Romanya kadroyu açıkladı
Malumunuz 3 Aralık'ta Kadınlar Dünya Şampiyonası başlıyor Brezilya'da. Kadrolar da yavaş yavaş açıklanmaya başladı. Radu Voinu Romanya kadrosunu açıkladı en son.
Kadro şu şekilde:
Talida Tolnai, CS Oltchim Rm. Vâlcea
Tereza Pâslaru, RK Zaječar
Denisa Dedu, CS Corona Braşov
:
Valentina Ardean-Elisei, CS Oltchim Rm. Vâlcea
Iulia Curea, CS Oltchim Rm. Vâlcea
Ramona Farcău, CS Oltchim Rm. Vâlcea
Adriana Nechita, CS Oltchim Rm. Vâlcea
Magdalena Paraschiv, U Jolidon Cluj
Oana Manea, CS Oltchim Rm. Vâlcea
Ionela Stanca, CS Oltchim Rm. Vâlcea
Florina Chintoan, U Jolidon Cluj
Adina Fiera, CS Oltchim Rm. Vâlcea
Carmen Cartaş, CSM Cetate Deva
Aurelia Brădeanu, CS Oltchim Rm. Vâlcea
Oana Chirilă Şoit, CS Oltchim Rm. Vâlcea
Mihaela Tivadar U Jolidon Cluj
Roxana Han, CS Oltchim Rm. Vâlcea
Carmen Amariei, Terom Iaşi
Melinda Geiger, CS Oltchim Rm. Vâlcea
Patricia Vizitiu, CS Oltchim Rm. Vâlcea
Amelia Busuioceanu, HCM Roman
Büyük oranda Yeliz Özel'in Oltchim Valcea'daki takım arkadaşlarından oluşan bilindik bir kadro. Romanya'yı ya da Valcea'yı daha önce izlemiş herkes bu kadroyu ezberden sayar. Zaten bu takımın avantajı da bu. Fransa, Brezilya, Tunus, Küba, Japonya ilk gruptaki rakipleri olacak. Bana sorarsanız Romanya bu gruptan güle oynaya çıkar, maç kaybetme ihtimali de çok düşük. Çapraz eşleşmeden çeyrek finalde karşılarına ya Danimarka, ya İsveç gelir, ikisi de iyi takım ama ben İsveç'i eleyebileceklerini düşünüyorum. Sonrasında da yolları açık, Rusya'ya, Norveç'e denk gelmedikleri sürece giderler. Zaten bu sefer de olmazsa bir daha da kolay kolay olmaz.
Kadro şu şekilde:
Talida Tolnai, CS Oltchim Rm. Vâlcea
Tereza Pâslaru, RK Zaječar
Denisa Dedu, CS Corona Braşov
:
Valentina Ardean-Elisei, CS Oltchim Rm. Vâlcea
Iulia Curea, CS Oltchim Rm. Vâlcea
Ramona Farcău, CS Oltchim Rm. Vâlcea
Adriana Nechita, CS Oltchim Rm. Vâlcea
Magdalena Paraschiv, U Jolidon Cluj
Oana Manea, CS Oltchim Rm. Vâlcea
Ionela Stanca, CS Oltchim Rm. Vâlcea
Florina Chintoan, U Jolidon Cluj
Adina Fiera, CS Oltchim Rm. Vâlcea
Carmen Cartaş, CSM Cetate Deva
Aurelia Brădeanu, CS Oltchim Rm. Vâlcea
Oana Chirilă Şoit, CS Oltchim Rm. Vâlcea
Mihaela Tivadar U Jolidon Cluj
Roxana Han, CS Oltchim Rm. Vâlcea
Carmen Amariei, Terom Iaşi
Melinda Geiger, CS Oltchim Rm. Vâlcea
Patricia Vizitiu, CS Oltchim Rm. Vâlcea
Amelia Busuioceanu, HCM Roman
Büyük oranda Yeliz Özel'in Oltchim Valcea'daki takım arkadaşlarından oluşan bilindik bir kadro. Romanya'yı ya da Valcea'yı daha önce izlemiş herkes bu kadroyu ezberden sayar. Zaten bu takımın avantajı da bu. Fransa, Brezilya, Tunus, Küba, Japonya ilk gruptaki rakipleri olacak. Bana sorarsanız Romanya bu gruptan güle oynaya çıkar, maç kaybetme ihtimali de çok düşük. Çapraz eşleşmeden çeyrek finalde karşılarına ya Danimarka, ya İsveç gelir, ikisi de iyi takım ama ben İsveç'i eleyebileceklerini düşünüyorum. Sonrasında da yolları açık, Rusya'ya, Norveç'e denk gelmedikleri sürece giderler. Zaten bu sefer de olmazsa bir daha da kolay kolay olmaz.
7.09.2011
Prokop ve Fair-Play!..
İşte geçtiğimiz yılın en çılgın hareketi... Hypo-Metz Şampiyonlar Ligi maçı, durum berabere, bitime on saniye kala Metzliler topu kapıyor ve gole gidiyorlar. Sonrası? Sonrası videoda... Olayın kahramanı Hypo menajeri Gunnar Prokop.
Bu olayın olduğu dönemde Prokop'un EHF Kadınlar Yarışma Direktörü olduğunu, yani Şampiyonlar Ligi'nden sorumlu yönetici olduğunu belirtelim. Olay sonrası tüm görevlerini bıraktı, kırmızı suratlı fair-play katili...
Supercopa Asobal Atletico Madrid'in!
Sezon içinde büyük çekişmeye girmesi beklenen iki takım, Atletico Madrid ve Barcelona İntersport, lig galasından 1 hafta sonra Palacio Vistalegre'de, 11,963 kişinin önünde karşı karşıya geldi. Bir İspanya Süper Kupası maçının ulaştığı en yüksek izleyici sayısına sahip olan karşılaşmada ligin yeni ekibi Atletico Madrid, Barcelona İntersport'u 33-26 ile geçti ve sezon öncesinde ciddi bir uyarı yaptı geçtiğimiz senenin en iyi takımına.
Maç öncesinde 80'lerin unulmaz oyuncusu, eski BM Atletico de Madrid oyuncusu Cecilio Alonso'nun onurlandırıldığı ve giydiği üç numaralı formanın emekliye ayrıldığı mücadele öncesinde, atmosferin bu denli yüksek olması beklenmiyordu aslında. Maç öncesi güzel organizasyonların yanında, maçın santrasını da Euskaltel Euskadi'nin bisikletçisi Samuel Sanchez yaptı, o da ilginç bir diğer not. Şimdi maça geçme zamanı.

İki takım da çok sert savunmayla başladı mücadeleye. Özellikle kaleci Arpad Sterbik'in etkili oyunuyla Barcelonalılara gol şansı vermeyen Atletico, Kiril Lazarov'dan oynanan oyunlarla hücumda farkı yarattı ve katı Barcelona savunmasını açtı. Yine Madrit ekibinin Aguinagalde'nin savunmasını müthiş kullandığını da hatılatmak lazım. Barcelona'da savunmanın pivota geçirilen topları engelleyememesi, bu toplara çare bulamaması da ilginç bir not. İlk devre 3 farkla, Atletico lehine tamamlandı, 13-10.


Maçın en değerli oyuncusu ödülü Atletico Madrid'in Bask oyuncusu Julen Aguinagalde Akuizu seçildi. En değerli kaleci, bu da bir garip, iki tane var zaten, Sterbik seçilirken, en iyi hücumcu ödülü de yine Aguinagalde'ye gitti.
Maç sonrası açıklamalara dönecek olursak;
Xavi Pascual: "İlk yirmi dakikayı niye böyle kötü çıkardık, anlamadım. İkinci yarı başındaki 6-2'lik seri sonrası ise takımı toparlamak kolay olmadı. Kötü bir mağlubiyet olduğunu düşünmüyorum, zira iyi oynayan bir takıma mağlup olduk."
Talant Dushabayev: "60 dakika boyunca 12.000 kişi tarafından desteklenmek mükemmel bir duyguydu. Böyle bir atmosferde benim bile oynayasım geldi. Bu tip bir salonda oynadığınızda ekstra bir güç oluyor üzerinizde, ki oyuncularım da bu gücü gösterdi. Harika bir oyun çıkardık.
Geçtiğimiz seneki sonuçlar sonrasında bu sene başında bu sezonun farklı olacağını göstermek çok güzel. Bu sene daha açız, daha başarılı olacağız. Galibiyeti ve kupayı buradaki ve televizyon başındaki taraftarlarımıza yolluyorum."
Sene içinde müthiş bir kapışma bizi bekliyor, Madrid 1-0 önde... Bu arada, maçın ufak bir özetini aşağıda bulabilirsiniz. Keyifli seyirler.
Maç öncesinde 80'lerin unulmaz oyuncusu, eski BM Atletico de Madrid oyuncusu Cecilio Alonso'nun onurlandırıldığı ve giydiği üç numaralı formanın emekliye ayrıldığı mücadele öncesinde, atmosferin bu denli yüksek olması beklenmiyordu aslında. Maç öncesi güzel organizasyonların yanında, maçın santrasını da Euskaltel Euskadi'nin bisikletçisi Samuel Sanchez yaptı, o da ilginç bir diğer not. Şimdi maça geçme zamanı.

İki takım da çok sert savunmayla başladı mücadeleye. Özellikle kaleci Arpad Sterbik'in etkili oyunuyla Barcelonalılara gol şansı vermeyen Atletico, Kiril Lazarov'dan oynanan oyunlarla hücumda farkı yarattı ve katı Barcelona savunmasını açtı. Yine Madrit ekibinin Aguinagalde'nin savunmasını müthiş kullandığını da hatılatmak lazım. Barcelona'da savunmanın pivota geçirilen topları engelleyememesi, bu toplara çare bulamaması da ilginç bir not. İlk devre 3 farkla, Atletico lehine tamamlandı, 13-10.

İkinci yarıya da fişek gibi başladı Atletico. Luc Abalo'nun yırtıcı performansı ve Barcelona'nun savunma sertliğini bir türlü tekrar sağlayamaması, Madrit ekibinin ilk 6 dakikada 5 gol bulmasına sebebiyet verdi. İkinci ortalarına doğru Nagy'ı kilitlemeyi başaran Talant Dushabayev'in öğrencileri, son on dakikaya girerken yakaladıkları 4-0'lık seri ile fişi çekti, karşılaşmayı 33-26 kazanmayı başardı.

Maçın en değerli oyuncusu ödülü Atletico Madrid'in Bask oyuncusu Julen Aguinagalde Akuizu seçildi. En değerli kaleci, bu da bir garip, iki tane var zaten, Sterbik seçilirken, en iyi hücumcu ödülü de yine Aguinagalde'ye gitti.
Maç sonrası açıklamalara dönecek olursak;
Xavi Pascual: "İlk yirmi dakikayı niye böyle kötü çıkardık, anlamadım. İkinci yarı başındaki 6-2'lik seri sonrası ise takımı toparlamak kolay olmadı. Kötü bir mağlubiyet olduğunu düşünmüyorum, zira iyi oynayan bir takıma mağlup olduk."
Talant Dushabayev: "60 dakika boyunca 12.000 kişi tarafından desteklenmek mükemmel bir duyguydu. Böyle bir atmosferde benim bile oynayasım geldi. Bu tip bir salonda oynadığınızda ekstra bir güç oluyor üzerinizde, ki oyuncularım da bu gücü gösterdi. Harika bir oyun çıkardık.
Geçtiğimiz seneki sonuçlar sonrasında bu sene başında bu sezonun farklı olacağını göstermek çok güzel. Bu sene daha açız, daha başarılı olacağız. Galibiyeti ve kupayı buradaki ve televizyon başındaki taraftarlarımıza yolluyorum."
Sene içinde müthiş bir kapışma bizi bekliyor, Madrid 1-0 önde... Bu arada, maçın ufak bir özetini aşağıda bulabilirsiniz. Keyifli seyirler.
6.09.2011
Kiel fazla iyi başladı
Alman Ligi Bundesliga'da ilk maçlar geride kaldı. Yeni sezona ligin kalburüstü takımlarından Flensburg önünde başlayan THW Kiel, 35-21'lik sonuçla haftanın en farklı galibiyetine imza attı. Daha önce Şampiyonlar Ligi finali de oynayan iki takım arasındaki rekabette Kiel, 30. galibiyeti yakalarken, tarihin en açık skorla biten Kiel-Flensburg maçı yaşandı.10 bini aşkın seyircisinin sezon açılışında yalnız bırakmadığı Zebralar, 15. dakikada 10-4 üstünlük kurduğu mücadelenin ilk yarısını 16-7 tamamladı. 34'üncü dakikada çift haneli farka ulaşan Kiel, rahat bir galibiyete giderek 14 sayı farkla maçtan galip ayrıldı. Kim Andersson, 11 gole imza atarken, Ilic 6, Ahlm 5, Jicha da 4 gol kaydetti.
Yeni salonu O2 Arena'da ilk maçını Lübbecke ile yapan son şampiyon Hamburg, 28-22'lik sonuçla güldü. Devreyi iki sayı geride (12-14) bitiren Hamburg, son sekiz dakikada 23-22 önde girdi. Ancak geriye kalan bölümde gol üretemeyen Lübbecke, aldığı teknik faul ve iki dakika sonrasında toparlanamadı ve 5 gol atan Hamburg, maçtan 28-22 galip ayrıldı. İsveçli sağ kanat Hans Lindberg, 10 gol ile maçın en skorer ismiydi.
Bördelandhalle'de 5 bin taraftarının önünde Frisch Auf Göppingen'i ağırlayan eski şampiyonlardan SC Magdeburg, baştan sona önde götürdüğü maçı 25-22 kazanırken, geçen sezonu 15. sırada bitiren Balingen-Weilstetten, Gummersbach önünde 36-28 ile haftanın en farklı ikinci galibiyetini aldı.
Bundesliga: İlk hafta Puan Durumu
5.09.2011
Beşiktaş EHF Kupası'nda
EHF Erkekler Şampiyonlar Ligi'nde Eleme Turu 2. maçında Beşiktaş, Avusturya'dan ev sahibi Aon Fivers'ı 37-33 geçerek grupta 3. oldu ve EHF Kupası'na 3. turdan katılmaya hak kazandı.
Sporthalle Hollgasse'de yapılan mücadeleyi eşit sayıda Türk ve Avusturyalı taraftar izledi. Özellikle Savehof karşısında yapılan savunma hatalarından ders alıp, merkezi kapatmayı başaran Beşiktaş, etkili savunmanın yanına iyi hücumu ekleyerek rahat şekilde skor buldu. ilk 10 dakikayı 4 farkla önde geçen Beşiktaş, devre arasına 7 farkla üstün gitti, 21-14.
İkinci yarının başında Fivers'ın hücum ritmini bulmasını engelleyen ve Ramazan Döne'den oynanan set hücumları ve 9 metre gerisinden gelen yüzdeli şutlar ile birlikte farkı 8'e kadar çıkaran ekibimiz, Fivers'ın hücumlarına duvar ören kaleci İbrahim'in müthiş oyunuyla momentumunu korumayı başardı ve son 4 dakikaya 4 farkla üstün girdi.
Sonlara yaklaşırken Fivers'ın en etkili iki oyuncusundan biri olan Vytautas Ziura'nın iki dakikasıyla iyice rahatlayan Beşiktaş, karşılaşmadan 4 farkla üstün ayrıldı ve grubunu üçüncü tamamlayarak yine geçtiğimiz sene olduğu gibi EHF Kupası'na katılmaya hak kazandı.
Karşılaşmanın en skorer oyuncusu 14 gol bulan Ramazan Döne olurken, Fivers adına 10 gol kaydeden Romas Kirveliavicius akılda kalan bir diğer oyuncu oldu. 11 ayrı oyuncunun gol bulduğu Beşiktaş'ta özellikle rotasyonun dengeli kullanımı, sezonun geri kalanı için umut verdi.
Beşiktaş'ın EHF Kupası'ndaki muhtemel rakipleri arasında Tatran Presov, Magdeburg, Rhein-Neckar Löwen gibi takımlar bulunuyor.
3.09.2011
Avusturya'dan Haberler Kötü
Viyana'da bugün başlayan EHF Erkekler Şampiyonlar Ligi eleme grubu mücadelelerinde Beşiktaş, İsveç'in Savehof ekibine 34-28 mağlup oldu.
Grubun ev sahibi Aon Fivers'ın salonu Sporthalle Margreten'de oynanan mücadeleye iyi başlayan taraf, karşılaşmanın ve tabii grubun da favorisi Savehof oldu. Joel Forsberg ve Tobias Albrechtson'un etkili oyunu ile goller bulan İsveç ekibi, özellikle ilk yarı boyunca merkezi çok iyi kullandı ve pivota çok hızlı top geçirerek farkı yarattı. Aslında çok yüksek skorlu bir başlangıç olmadı desem yeridir, 22. dakika geçildiğinde sadece 19 gol vardı karşılaşmada, Savehof 12 - Beşiktaş 7. Özellikle Ramazan'ın bulduğu uzun mesafeli gollerle direnmeye çalışan Beşiktaş, savunmada sorun yaşamaya devam edince farkı eritemedi ve ilk yarı 16-12 tamamlandı.
İkinci yarıya daha istekli başlayan taraf Beşiktaş oldu. Sağdan kurulan oyunlarla birlikte savunmayı açmayı başaran temsilcimiz, ilk 10 dakikada farkı azaltsa da, Ramazan'ın şut ritmini kaybetmesiyle birlikte yapılan top kayıpları ve dönen toplarla hızlı hücum yemeye başladı ve ikinci yarının ikinci on dakikası içinde fark bir kez daha açıldı. Set hücumlarda Jesper Nielsen'e, ani çıkışlarda da sağ kanat Joel Forsberg'e geçirilen toplarla birlikte 7-8 gollük bir fark yakalayan İsveç ekibine Ramazan'ın yerine oyuna giren Ozan Arifoğlu'nun arka arkaya bulduğu 3 golle cevap vermeye çalışsa da, son beş dakikaya girilirken durum 33-28'di.
Beş dakika kala x'in iki dakikası ile 1 kişi eksik kalan Savehof süreyi eritmeyi başardı ve maçı da 34-28 ile kazandılar.
İsveç ekibi adına maçın yıldızı Jesper Nielsen olurken, Beşiktaş'ın en dikkat çeken oyuncuları sağ oyun kurucular Ramazan Döne ve Ozan Arifoğlu oldular. Bu maçı kaybeden Beşiktaş, Dinamo Minsk, Aon Fivers maçının mağlubuna karşı grupta 3. sırayı alabilmek için oynayacak.
Bir not maç geçtiğimiz sene EHF Kupa Galipleri Kupası'nda Milli Piyango adına 36 gol bulan ve bu sene Beşiktaş'a katılan Okan Yalçıner, vizesi yetişmediğinden takımdaki yerini alamadı.
Grubun ev sahibi Aon Fivers'ın salonu Sporthalle Margreten'de oynanan mücadeleye iyi başlayan taraf, karşılaşmanın ve tabii grubun da favorisi Savehof oldu. Joel Forsberg ve Tobias Albrechtson'un etkili oyunu ile goller bulan İsveç ekibi, özellikle ilk yarı boyunca merkezi çok iyi kullandı ve pivota çok hızlı top geçirerek farkı yarattı. Aslında çok yüksek skorlu bir başlangıç olmadı desem yeridir, 22. dakika geçildiğinde sadece 19 gol vardı karşılaşmada, Savehof 12 - Beşiktaş 7. Özellikle Ramazan'ın bulduğu uzun mesafeli gollerle direnmeye çalışan Beşiktaş, savunmada sorun yaşamaya devam edince farkı eritemedi ve ilk yarı 16-12 tamamlandı.
İkinci yarıya daha istekli başlayan taraf Beşiktaş oldu. Sağdan kurulan oyunlarla birlikte savunmayı açmayı başaran temsilcimiz, ilk 10 dakikada farkı azaltsa da, Ramazan'ın şut ritmini kaybetmesiyle birlikte yapılan top kayıpları ve dönen toplarla hızlı hücum yemeye başladı ve ikinci yarının ikinci on dakikası içinde fark bir kez daha açıldı. Set hücumlarda Jesper Nielsen'e, ani çıkışlarda da sağ kanat Joel Forsberg'e geçirilen toplarla birlikte 7-8 gollük bir fark yakalayan İsveç ekibine Ramazan'ın yerine oyuna giren Ozan Arifoğlu'nun arka arkaya bulduğu 3 golle cevap vermeye çalışsa da, son beş dakikaya girilirken durum 33-28'di.
Beş dakika kala x'in iki dakikası ile 1 kişi eksik kalan Savehof süreyi eritmeyi başardı ve maçı da 34-28 ile kazandılar.
İsveç ekibi adına maçın yıldızı Jesper Nielsen olurken, Beşiktaş'ın en dikkat çeken oyuncuları sağ oyun kurucular Ramazan Döne ve Ozan Arifoğlu oldular. Bu maçı kaybeden Beşiktaş, Dinamo Minsk, Aon Fivers maçının mağlubuna karşı grupta 3. sırayı alabilmek için oynayacak.
Bir not maç geçtiğimiz sene EHF Kupa Galipleri Kupası'nda Milli Piyango adına 36 gol bulan ve bu sene Beşiktaş'a katılan Okan Yalçıner, vizesi yetişmediğinden takımdaki yerini alamadı.
Üsküdar'dan Kötü Başlangıç
EHF Kadınlar Şampiyonlar Ligi'ndeki temsilcimiz Üsküdar Belediyesi, eleme grubunun ilk maçında ev sahibi Slovak temsilcisi IUVENTA Michalovce'ye 38-28 kaybetti.
Tabii haberi dün girmek lazımdı, lakin sevgili EHF'miz ve Eurohandball geceyarısına kadar hiçbir kıpırtı göstermeyince bugüne sarktı. Çemkostav Arena'da yapılan karşılaşmada ilk gol Derya'dan gelirken, seyircisinin verdiği destekle maça müthiş bir giriş yapan Michalovce, arka arkaya bulduğu gollerle durumu 5-1'e getirdi. Özellikle savunmada sıkıntı yaşayan temsilcimiz, topu içeriye indirmekte ve şut imkanı bulmakta zorlanınca, karşılaşmanın ilk bölümünde fark gittikçe açıldı. İlk devrenin yarısına geldiğimizde tabela 16-8'i gösteriyordu. Bu dakikadan sonra özellikle top kayıplarından dolayı birçok hızlı hücum yiyen Üsküdar, Kovalickova ve Rebicova'nın arka arkaya gelen gollerine engel olamadı ve ilk devre 10 farkla, 22-12 sona erdi.
İkinci devreye Betül'ün iki golüyle başlayan Üsküdar, Yeliz'in de sonradan açılmasıyla 42. dakikada farkı 6'ya kadar çekti. Ancak Michalovce koçu Tomas Hlavaty'nin molası sonrasında toparlanan ev sahibi, 10 dakika içinde müthiş bir savunma performansıyla Üsküdar hücumlarına karşılık verdi ve farkı tekrar 10'a çekmeyi başardı. Maç sonunda skor tabelasında 38-28 üstünlüğü vardı Michalovce'nin.
Üsküdar adına en skorer oyuncu 5 golle Yasemin Şahin olurken, Michalovce'den Kovalickova ve Holla dörder golle kendi takımlarının en skorer isimleri oldular.
2. maç Veseli, 3. maç ise grubun favorisi Zajecar ile. Kayba tahammül yok...
31.08.2011
Görünüm: Liga Asobal 2011-12
Almanya Birinci Hentbol Ligi Bundesliga sonrasında kimilerine göre Avrupa'nın en keyifli ligi olan Liga Asobal 3 Eylül'de Vistalegre Palace'daki sezon galası ile birlikte başlıyor. Geçtiğimiz sene büyük Barcelona ve Ciudad Real'in emrinde geçen sezonu Barça mutlu kapatmıştı. Özellikle mali sıkıntılar sebebiyle Barcelona'nın amatör branşlarının hepsini kapatacağını açıklaması, Asobalseverler dışında tüm hentbol aşıklarını korkutmuştu. Ancak Borges'in çekilmesi ile boşalan sponsor boşluğunu Intersport ile telafi eden Barcelona'nın artık Ciudad Real değil. 80'ler efsanesi Atletico Madrid'in de lige geri dönmesiyle özel bir güç haline geleceğini öngörmek zor değil.
Şampiyonluk yarışını değerlendirmeden önce, sezon galası sonrasında bir Süper Kupa Finali olacağını söyleyelim. Sezon galasının bir gün sonrasında yine aynı arenada, Vistalegre'de oynanacak maçta Atletico Madrid, bir anlamda Barça karşısında ilk kez ter dökecek. Bakalım Süper Kupa kime gidecek?
Şampiyonluk Yarışı
Son Liga Asobal ve EHF Şampiyonlar Ligi şampiyonu Barcelona, tabii ki ligin en büyük favorisi bu sezonda da. Takımda çok az değişiklik oldu. Sezon bitmeden Füchse Berlin'le anlaşan Romero gitti, Mikel Agurrizebalaga ve Viran Morros geldi. Bu ayrı bir güç demek tabii ki, zira kazanan takımı bozmamak, hentbolun kurallarından biridir. Atletico Madrid ise onların en büyük rakibi olacakmış gibi duruyor. Jesus Gil'in kararıyla lige geri döndüler ve hazır bir kadroya (Ciudad Real) kondular. Madrid-Barcelona çatışmasının, atmosferinin hentbola sıçraması da nefis olacak. Özellikle geçtiğimiz sene sakatlıklarla boğuşan Luc Abalo'nun, Nikolaj Markussen'in ve Mariusz Jurkewicz'in iyi bir sezon geçirmesi, Talant Dushabayev'i biraz daha rahatlatacaktır. Tabii Bundesliga'ya göre "tepede" biraz daha az takımlı bir lig olduğunu söyleyebiliriz Asobal'in. Ancak bu sene bu durumu değiştirmeye çalışacaklar da var. Özellikle Ademar Leon'u es geçmemek lazım. Şampiyonlar Ligi için derin bir kadro kurmalarının yanında, yıllardır Leon Üniversitesi'nde spor bilimi üzerinde çalışan "henbtol profesörü" İsidoro Martinez'i takımın başına getirdi. Özellikle takımın altyapısı ile ilgili çok önemli planları olan İspanyol koç, Fransız modelini benimseyen, önemli bir taktisyen. Bu sene olmasa bile, 2-3 sene içinde Barcelona'ya fena bir rakip gelecek.
Avrupa Kupaları
Hem bu seneki "Avrupacı" takımlara, hem de gelecek senenin Avrupa Kupası savaşçılarına bakalım bir de.
Şampiyonlar Ligi'ndeki üç ekip, Barcelona İntersport, Atletico Madrid ve Ademar Leon, tabii ki ciddi Final Four tehditleri. Zaten geçtiğimiz senenin şampiyonu olan Barcelona ve 4. olan Ciudad'ın yerine geçen Madrid konusunda çok fazla şüphe yok ama Ademar Leon'un "Fransız Modeli"ne geçiş hızı, modele alışma hızı nasıl olacak, merak konusu.
Şampiyonlar Ligi dışında İspanya, Granollers'i EHF Kupası'na, Aragon'u da Kupa Galipleri Kupası'na yolladı. Alman ekipleri dışında çok ciddi rakipleri bulunmuyor bu takımların kupaya giden yolda.
Düşme Potası
Ligde geçtiğimiz sene düşen takımlar Toledo ve Alcobendas takımları olmuştu. Bu sene lige Huesca, Academia Octavio ve Helvetia Anaisatasuna geldi. Yine geçen sene tek yalnızca bir galibiyet farkla ligde kalan Arrete'yse finansal sıkıntılar sebbiyle yok (Helvetia ile değiştiler). Özellikle geçtiğimiz sene zar zor ligde kalan Quabit Guadalajara, yine finansal sıkıntılarla boğuşuyor ve kadroyla çok fazla oynayamadılar. Düşme potasında dolanacak gibi duruyorlar.
Geçtiğimiz seneye göre daha keyifli bir lig olacak şüphesiz, bize de bu keyfi yaşamak kalıyor.
Açılışı Kiel yaptı
Almanya'da sezon başlangıcında oynanan Süper Kupa'yı lig şampiyonu Hamburg'u 24-23 yenen THW Kiel kazandı. Münih'teki Olimpiyat Salonu'nda 8 bin 681 seyircinin izlediği maçı tek farkla kazanan Kiel, kupayı 6. kez müzesine götürdü.
Süper Kupa maçında son 6 sezonda beşinci kez Hamburg ile karşı karşıya gelen Kiel, üst üste üç golle başladığı mücadelenin 17. dakikasında farkı beş sayıya (10-5) çıkardı. Hamburg devrenin sonuna doğru dengeli kurarken Lindberg ve Bertrand Gille'in arka arkaya golleriyle 14-14 eşitliği sağladı. Ancak maçın yıldızı Kiel'den Kim Anderson ilk yarının skorunu belirledi: 15-14
İkinci yarıya Momir Ilic'in 10 metreden attığı golle başlayan Kiel, buna rağmen farkı açamadı ve 43. dakikada Hamburg bir kez daha rakibini yakaladı: 18-18. Pascal Hens'in iki golüyle 45. dakikada Hamburg ilk defa öne geçerken, son dokuz dakikaya da 23-21 önde girdi. Ancak Kiel 56. dakikada 24-23'ü yakalamayı başardı. Son dakikada kaleyi boşaltıp 7 oyuncuyla hücum yapan Hamburg, aradığı golü bulamadı. 18 saniye kala topu ele geçiren Kiel, mücadeleden 24-23 galip ayrılarak kupanın sahibi oldu.
2009'da Nürnberg'de 35-28, geçen yıl da Münih'te 27-26'lık skorlarla Kiel'i yenerek bu kupayı alan Hamburg, Süper Kupa'daki 6. maçında 4. kez kaybeden taraf oldu.
HAMBURG-KIEL: 23-24 Devre: 14-15
HSV Hamburg: Bitter (5 kurtş), Beutler (4 kurtş) - Schröder (1), Duvnjak (3), Jansen (3), Lackovic (2), Flohr, Vori (1), B. Gille (2), G. Gille, Lindberg (4), Stumps, Hens (7), Schliedermann
THW Kiel: Omeyer (12 kurtş), Palicka - Andersson (9), Lundström (1), Sprenger (1), Ahlm (1), Palmarsson (3), Narcisse (1), Ilic (8), Klein, Jicha
7 metre: Hamburg 3/6, Kiel 4/4
30.08.2011
Görünüm: Bundesliga 2011-12
Dünyanın mali açıdan en değerli hentbol ligi Toyota Hentbol Bundesliga'da yeni sezon 3 Eylül'deki maçlarla başlıyor. Yıldız oyunculardan kurulu takımlarla dolu sezonda 250 binin üzerinde biletli seyircinin maçları izlediği Bundesliga'da geçen yıl ilk şampiyonluğunu kazanan HSV Hamburg, yeni sezonda rekabetin odağındaki takım olacak. Lig tarihinin en başarılı ekibi THW Kiel ise boş geçtiği yılın ardından yeniden toparlanmak için mücadeleye başlıyor.
Ligdeki takımları kademe kademe değerlendirelim.
Şampiyonluk yarışı: Şampiyon kadroyu koçluğa getirilen Per Carlen'in oğlu Oscar Carlen ve Flensburg'un kalecisi Dan Beutler ile güçlendiren Hamburg, bu yıl ayrıca Color Line Arena'ya dar geldiğinden olsa gerek, bir büyük boy (12 bin 810 kişilik) O2 World Arena'ya geçiş yaptı. Kadro muhteşem: Gille Biraderler, Hırvat üçlü Vori-Duvnjak-Lackovic, uçan sağ kanatlar Schröder ve Lindberg ve Alman yıldız Pascal Hens. İlk bakışta şampiyonluk için onları geçmek zor gibi görünse de, Kiel'in de eli boş sezonda armut toplamadı. Kadroyu koruyan Kiel, sakatlık yüzünden geçen sezon istediği gibi kullanamadığı Kim Andersson'un da katkı yapmasıyla bu yıl Hamburg'un canını sıkabilir. Dünyanın en iyi kalecisi Thierry Omeyer dışında Narcisse, Zeitz, Ahlm gibi tecrübelilerin yanında bu yıl takımı sırtlamasını beklediğimiz oyun kurucu Aron Parmarsson ile fark yaratacak gibi görünüyor.
Geçen yılın sürpriz takımı Füchse Berlin ve Rhein Neckar Löwen, Şampiyonlar Ligi ile birlikte Bundesliga'yı götürmek için kadrolarını derinleştirseler de işleri Kiel ve Hamburg kadar kolay olmayacak.
Avrupa Kupaları: 2011'i altıncı sırada bitiren eski şampiyon Flensburg Handewitt, Ljubomir Vranjes önderliğinde yeni sezonda tekrar zirveye gidebilir. Akıllıca transferler yapan Kuzeylilerin, Lars Christiensen'i kaybetse de diğer Danimarklılar Michael Knudsen, Lasse Sven Hansen ve Thomas Mogensen ile sağlam bir temeli var. Macar Mocsai, Avusturya Milli Takımı'nın beyni Szilagyi, Karadağlı yeni transfer Alen Muratovic ve Holger Glandorf önemli oyuncular olarak Flensburg'u tekrar ilk dörde taşıyabilir. Kehrmann, Lichlein gibi önemli Alman oyunculara sahip Lemgo, bu yıl kadrosunu biraz daha güçlendiren eski Şampiyonlar Ligi şampiyonu SC Magdeburg, ilk 6 iddiası fazla olan ekipler. 12 kez Almanya şampiyonu olan Gummersbach'ı ise sezon içinde ciddi sıkıntılar bekliyor gibi görünüyor.
Vasatlar: Bundesliga'da 23. sezonunu geçiren TuS Nettelstedt, Melsungen, Hannover gibi ekiplerin bu yıl ilk 10'da finiş görmesi beklenmiyor. Aynı şekilde geçen yıl zaman zaman büyüklere sıkıntı çıkaran Wetzlar'ın da Avrupa vizesi alması sürpriz olur.
Ligin yeni takımları Bergischer 06, Hüttenberg ve Hildesheim'ın yukarıda kalması, ilk yıl için başarı addedilebilir.
2011-2012 Toyota Hentbol Bundesliga
Balingen-Weilstetten (2002'de kurulan ekip, 6. kez ligde oynayacak)
Vfl Gummersbach (46. sezonu, 12 kez Bundesliga şampiyonu)
THW Kiel (15 kez şampiyonlukla rekorun sahibi)
Füchse Berlin (Max Schmelling Arena'yı kullanan ekip geçen yılı 3. bitirdi)
FA! Göppingen (Sonuncusu 1972'de olmak üzere 8 kez şampiyon oldu)
TV Grosswallstadt (43'üncü sezonu, 6 kez şampiyon)
HSV Hamburg (10 yıldır ligde, ilk şampiyonluğunu geçen yıl kazandı)
TSV Hannover-Burgdorf (Ligin yeni ekiplerinden biri)
E.Hildesheim (Bundesliga'da 4. kez mücadele edecekler)
TV Hüttenberg (1985'ten bu yana ilk kez lige çıktı, 1600 kapasiteyle en küçük salona sahipler)
TBV Lemgo (2 kez lig şampiyonu, kadrolarından 4 önemli oyuncu gitti)
TUS Nettelstedt (Markus Baur çalıştırıyor. Sezona 8 transferle girdi)
SC Magdeburg (3 kez Avrupa şampiyonu. 1955'te kurulan köklü kulüplerden biri.)
Rhein-Neckar Löwen (2002'de iki takımın birleşmesiyle kuruldu. 13 bin kişilik SAP Arena'yı kullanıyor)
MT Melsungen (3 Yunan, 3 İsveçli oyuncuları var. Hamburg'dan kaleci Sandström'ü aldılar)
HSG Wetzlar (1998'den bu yana ligde. Ama yalnızca iki kez ilk 10'a girebildi)
27.08.2011
Üsküdar Belediyesi'nin Şampiyonlar Ligi'ndeki Rakipleri
Dün EHF Erkekler Şampiyonlar Ligi'nde Beşiktaş'ın karşılaşacağı rakiplere şöyle bir önbakış atmıştık. Erkekler Şampiyonlar Ligi'nden, Kadınlar Şampiyonlar Ligi'ne dönelim bugün dilerseniz.
Üsküdar Belediyesi 2011/2012 sezonunda Avrupa macerasına Beşiktaş'tan bir gün önce başlayacak. 2 Eylül'de Slovakya'da ev sahibi IUVENTA Michalovce'nin karşısına çıkacaklar. Yolları biraz daha uzun olacak. Önce 4 takımlı 2 gruptan oluşan bir 1. Eleme Turu, ardından 4 takımlı 4 gruptan oluşan bir 2. Eleme Turu ve sonrasında da grup aşaması... İlk gruplarda ilk ikinin, ikinci gruplarda ise sadece birincilerin bir üst tura çıkacağı bu eleme turlarında klişe olarak: "Hataya Yer Yok!"
Peki B grubunda sahibi dışında kimler var? Haydi göz atalım:
IUVENTA Michalovce
Slovak ekibi Michalovce, grubun ev sahibi. Takımda 3 Ukraynalı dışında yabancı bulundurmayan Iuventa Michalovce, Avrupa Kupaları'nın gediklilerinden desek yeridir. Şampiyonlar Ligi'ndeki 4. sezonunu geçirecek olan Slovak ekibinin Avrupa'daki en büyük başarısı ise EHF Kupası'nda iki kez oynadığı (2006/2007-2007/2008) son 16 turu. Şampiyonlar Ligi'nde ise daha önce Eleme Turu'nu hiç geçemediler.
Takımın Bahriyeva başta olmak üzere 3 Ukraynalısı ciddi anlamda tehlikeli. Yerel yıldızlardan Lucia Tobiasova, Terezia Sollasova ve Alzbeta Pollakova da önemli skorerler.
Açılış maçı yapmak istemeyeceğiniz bir takım aslında Michalovce. Kendi evinde olmanın gücünü iyi kullanacaklarından eminim, ancak savunma ritmi bozabilirse, maç beklenenden daha iyi olabilir.
RK Zajecar
Üsküdar'ın bir başka rakibi RK Zajecar Sırbistan'dan. Yaklaşık 60000 kişilik bir ufak yerleşkenin takımı olan Zajecar, Avrupa sahnesine yeni yeni çıkmaya başladı. 1949 yılında kurulan kulübün hem erkekler, hem de kadınlar şubesi bulunuyor. 7 yabancısı bulunan ekibin en önemli oyuncusu bu sene Ejsberg'den Sırbistan'a transfer olan İspantol yıldız Marta Mangue. Kariyerinin zirvesindeyken Zajecar'a transfer olan bir Mangue ile çok can yakabilir Sırp ekibi. Yine Romen Elena Moise, Nina Jukopila gibi oyuncular da dikkat edilesi skorerler.
Geçtiğimiz sene 2. Eleme Turu'nda grupta takılmış ve Ehf Kupası'na düşmüş, orada da son 16 görmüştü Sırplar. Bu sene daha fazlasını istiyorlar, ki daha iyi bir kadroya sahipler. Bana göre en zor rakip onlar.
Britterm Veseli nad Moravou
Görünürdeki en zayıf rakip Çek Cumhuriyeti'nden. 2005/2006, 2008/2009 sezonlarındaki lig şampiyonluğu sonrasında geçen sezon da Çek Ligi şampiyonluğuna ulaşan ekip, bir kez de Çek Kupası'nın sahibi oldu.
Son yıllardaki sponsor yatırımıyla geçtiğimiz yıllara nispeten daha iyi bir takım kurmayı başaran Çekler, yerel yıldızlar dışında bir Ukraynalı, üç de Slovak'ı bulunduruyor kadrosunda. Özellikle eski Dnepryankalı Anhelina Vinyatynska, milli takımın yıldızlarından Tereza Chmelarova, 1975 doğumlu tecrübe Jarmila Koci ve Metz'de yetişip bir ufak Bundesliga macerası yaşayan, sonradan Veseli'ye dönen 1966 doğumlu kaleci Lenka Cerna, takımın en önemli oyuncuları.
İlk kez Şampiyonlar Ligi'ne katılıyorlar. Daha önce 2007/2008 sezonunda Challenge Kupası'nda ve 2008/2009'da katıldıkları EHF Kupası'ndaki 2. tur şu ana kadar aldıkları en iyi sonuçları.
Diğer rakiplere nispeten biraz daha kolay gibi görünebilirler, ki ikinci maçı Üsküdar'a karşı oynayacaklar. Yani Michalovce karşısında alınacak bir galibiyet, moralleri yükseltip, bu maçı kolay hale getirebilir ekibimiz.
Birincil rakipler sonrasında ikincil rakipleri de şöyle bir belirteyim: Üsküdar grup birincisi olarak çıkarsa bir üst tura, 2. Eleme Turu'nda U Jolidon Cluj, Rostov-Don, Viborg HK (!) ile eşleşecek. Grup ikincisi olarak üst tura çıkması halinde ise Üsküdar'ı rakipleri şöyle: Byasen, BM. Elda Prestigio, WHC Metalurg.
Viborg'dan kaçmak için ikinci olmak mı lazım ne... Başarılar Üsküdar.
Üsküdar Belediyesi 2011/2012 sezonunda Avrupa macerasına Beşiktaş'tan bir gün önce başlayacak. 2 Eylül'de Slovakya'da ev sahibi IUVENTA Michalovce'nin karşısına çıkacaklar. Yolları biraz daha uzun olacak. Önce 4 takımlı 2 gruptan oluşan bir 1. Eleme Turu, ardından 4 takımlı 4 gruptan oluşan bir 2. Eleme Turu ve sonrasında da grup aşaması... İlk gruplarda ilk ikinin, ikinci gruplarda ise sadece birincilerin bir üst tura çıkacağı bu eleme turlarında klişe olarak: "Hataya Yer Yok!"
Peki B grubunda sahibi dışında kimler var? Haydi göz atalım:
IUVENTA Michalovce
Slovak ekibi Michalovce, grubun ev sahibi. Takımda 3 Ukraynalı dışında yabancı bulundurmayan Iuventa Michalovce, Avrupa Kupaları'nın gediklilerinden desek yeridir. Şampiyonlar Ligi'ndeki 4. sezonunu geçirecek olan Slovak ekibinin Avrupa'daki en büyük başarısı ise EHF Kupası'nda iki kez oynadığı (2006/2007-2007/2008) son 16 turu. Şampiyonlar Ligi'nde ise daha önce Eleme Turu'nu hiç geçemediler.
Takımın Bahriyeva başta olmak üzere 3 Ukraynalısı ciddi anlamda tehlikeli. Yerel yıldızlardan Lucia Tobiasova, Terezia Sollasova ve Alzbeta Pollakova da önemli skorerler.
Açılış maçı yapmak istemeyeceğiniz bir takım aslında Michalovce. Kendi evinde olmanın gücünü iyi kullanacaklarından eminim, ancak savunma ritmi bozabilirse, maç beklenenden daha iyi olabilir.
RK Zajecar
Üsküdar'ın bir başka rakibi RK Zajecar Sırbistan'dan. Yaklaşık 60000 kişilik bir ufak yerleşkenin takımı olan Zajecar, Avrupa sahnesine yeni yeni çıkmaya başladı. 1949 yılında kurulan kulübün hem erkekler, hem de kadınlar şubesi bulunuyor. 7 yabancısı bulunan ekibin en önemli oyuncusu bu sene Ejsberg'den Sırbistan'a transfer olan İspantol yıldız Marta Mangue. Kariyerinin zirvesindeyken Zajecar'a transfer olan bir Mangue ile çok can yakabilir Sırp ekibi. Yine Romen Elena Moise, Nina Jukopila gibi oyuncular da dikkat edilesi skorerler.
Geçtiğimiz sene 2. Eleme Turu'nda grupta takılmış ve Ehf Kupası'na düşmüş, orada da son 16 görmüştü Sırplar. Bu sene daha fazlasını istiyorlar, ki daha iyi bir kadroya sahipler. Bana göre en zor rakip onlar.
Britterm Veseli nad Moravou
Görünürdeki en zayıf rakip Çek Cumhuriyeti'nden. 2005/2006, 2008/2009 sezonlarındaki lig şampiyonluğu sonrasında geçen sezon da Çek Ligi şampiyonluğuna ulaşan ekip, bir kez de Çek Kupası'nın sahibi oldu.
Son yıllardaki sponsor yatırımıyla geçtiğimiz yıllara nispeten daha iyi bir takım kurmayı başaran Çekler, yerel yıldızlar dışında bir Ukraynalı, üç de Slovak'ı bulunduruyor kadrosunda. Özellikle eski Dnepryankalı Anhelina Vinyatynska, milli takımın yıldızlarından Tereza Chmelarova, 1975 doğumlu tecrübe Jarmila Koci ve Metz'de yetişip bir ufak Bundesliga macerası yaşayan, sonradan Veseli'ye dönen 1966 doğumlu kaleci Lenka Cerna, takımın en önemli oyuncuları.
İlk kez Şampiyonlar Ligi'ne katılıyorlar. Daha önce 2007/2008 sezonunda Challenge Kupası'nda ve 2008/2009'da katıldıkları EHF Kupası'ndaki 2. tur şu ana kadar aldıkları en iyi sonuçları.
Diğer rakiplere nispeten biraz daha kolay gibi görünebilirler, ki ikinci maçı Üsküdar'a karşı oynayacaklar. Yani Michalovce karşısında alınacak bir galibiyet, moralleri yükseltip, bu maçı kolay hale getirebilir ekibimiz.
Birincil rakipler sonrasında ikincil rakipleri de şöyle bir belirteyim: Üsküdar grup birincisi olarak çıkarsa bir üst tura, 2. Eleme Turu'nda U Jolidon Cluj, Rostov-Don, Viborg HK (!) ile eşleşecek. Grup ikincisi olarak üst tura çıkması halinde ise Üsküdar'ı rakipleri şöyle: Byasen, BM. Elda Prestigio, WHC Metalurg.
Viborg'dan kaçmak için ikinci olmak mı lazım ne... Başarılar Üsküdar.
26.08.2011
Beşiktaş'ın Şampiyonlar Ligi'ndeki Rakipleri
Hentbolda Avrupa heyecanının başlamasına az bir süre kaldı, malumunuz. EHF Erkekler Şampiyonlar Ligi'nin eleme turunda Beşiktaş perdeyi 3 Eylül'de oynayacağı Savehof maçı ile açıyor.
Yıllarca Fanatik'te, Fotomaç'ta "Şeker Gibi Kura!", "Lokum ya, vallahi lokum" benzeri başlıklar gördük futbol takımlarımızın Avrupa maçları için. Hep özenirdim keşke hentbolda da olsa, bir kutucuk da hentbola ayırsalar diye, kısmet banaymış... Bir sayfa dolu dolu tanıtayım rakipleri sizlere.
Beşiktaş geçen sene yine Şampiyonlar Ligi eleme grubu ile maceraya başlamış, bir galibiyetle grubu üçüncü sırada bitirip yoluna kupa ikiden devam etmiş ve yolculuğunu da Alman Lemgo'ya elenerek tamamlamıştı. Bu sene yine eleme gruplarından başlıyor yoluna son Türkiye şampiyonu. Grup 1'de Beşiktaş'ın rakipleri İsveç'ten Savehof, Avusturya'dan Aon Fivers ve Belarus'tan Dinamo Minsk olacak. Haydi rakiplerimizi tanıyalım o vakit.
IK Savehof
Beşiktaş'ın bu sezonki Avrupa Kupaları'nda karşısına çıkacağı ilk rakip olan İsveç ekibi IK Savehof, dünyada hentbol kültürünün en yüksek olduğu yerlerden birinin, Partille'nin takımı. Göteborg'un dışında yer alan ufak bir kasaba olan Partille, her yaz genç hentbolcuları bünyesinde bulunduran bir hentbol organizasyonuna sahip, ki bu gençlerin çoğu da Savehof'un gözlemcileri tarafından izlenir, keşfedilir, gerekirse altyapıya kazandırılır.
Hentbolun bu denli sevildiği yerlerden birinde 1950 yılında kurulan Savehof, başarı kazanmaya 2000'li yılların başında başladı. 2004'ten bu yana, son iki sezon da dahil olmak üzere 4 kez İsveç Ligi şampiyonu olan IK Savehof, 4 kez de şampiyonluğu finalde kaybetti. Bir dönem kadrosunda Danijel Andjelkovic, Kim Andersson, Spyros Balomenos, Patrik Fahlgren, Jonas Larholm, Johan Petersson, Per Sandström gibi yıldızları barındırmış olan Savehof'un Avrupa Kupaları'ndaki en büyük başarısı ise 2002/2003 sezonundaki Challenge Cup yarı finali. Danimarka ekibi Skjern'e 4 gol farkla elendikleri o yarı final sonrasında bir daha çeyrek final dahi göremedi Savehof. 4. kez katıldıkları Şampiyonlar Ligi'nde ise en büyük başarıları, 2004/2005 yılında oynayıp Flensburg'a kaybettikleri son 16 turu.
Takımın önemli oyuncuları arasında bek Michael Apelgren, sağ kanat Tobias Johansson, sol kanat Robert Johansson, ki kendisi geçen sene Şampiyonlar Ligi'nde 39 gol attı ve pivot Erik Fritzon var.
Kanatlarını çok etkili kullanan ve her İsveç takımı gibi sağlam savunma yapabilen IK Savehof maçı tabii ki kolay olmayacak, ancak ritmi maç başında tutturabilirse Beşiktaş, zoru kolay yapabilir.
Aon Fivers
Handball Liga Austria'nın son şampiyonu aon Fivers, tarihi olan, ancak çok fazla başarısı olmayan bir takım. 1919 yılında kurulan aon Fivers, tarihindeki ilk lig şampiyonluğunu geçtiğimiz sezon kazandı. 2 kez Avusturya Kupası şampiyonu olan Fivers, Avrupa kupalarında ise en iyi sonucunu 1985'te, EHF Kupası'nda yarı final görerek elde etmişti. Tarihlerinde ilk kez EHF Şampiyonlar Ligi'nde mücadele edecek olan Avusturyalıları Peter Eckl çalıştırıyor. Geçtiğimiz sene EHF Kupası'nda 2. turda Metaloplastika Zorka Keramika'ya elenen Fivers'ın kadrosuna dönecek olursak; Hırvat pivot İvan Jurkoviç ve Litvanyalı Romas Kirveliavicius ikilisi dışında takımın tamamı Avusturyalı. Özellikle geçtiğimiz sene EHF Kupası'nda takımın en golcü oyuncularından olan (17 gol) genç Kirveliavicius dışında, oyun kurucu Markus Kollar, genç sağbek Simon Hahn ve 1999 yılından beri takımda bulunan Mathias Kienzer, dikkat edilmesi gereken isimler.
Geçtiğimiz sene de bir Avusturya şampiyonu ile, A1 Bregenz ile oynayıp rakibine 4 farkla kaybetmişti Beşiktaş eleme grubunun kilit maçında. Bu kez farklı olabilir. Tabii Fivers'ın Viyana'da oynanacak maçta yarı-ev sahibi olduğunu unutmamak gerekiyor.
Dinamo Minsk
Belarus'un başkent ekibi Dinamo Minsk, Doğu Avrupa ekolünü benimsemiş ülkelerin oyuncularından oluşuyor. Takımdaki Belarusluların yanında, bir Rus, 3 Ukraynalı ve 1 de Litvanyalı bulunuyor.
Köklü bir spor kulübü olan Dinamo Minsk'in hentbol şubesi, yeni yeni faaliyete geçiyor desek yeridir. 2009 ve 2010'da Belarus Birinci Henbtol Ligi şampiyonluğuna ulaşan Minsk, 2009 Baltık Ligi'nin de şampiyonuydu. İlk lig şampiyonluğunu aldıkları sene Belarus Kupası'nın da finaline yükselip kaybeden Dinamo Minsk, üçüncü kez Şampiyonlar Ligi'nde.
Tarihindeki ilk Avrupa maçını da bir Türk takımına, Milli Piyango'ya karşı oynamış olan Dinamo Minsk (iki maçta da ciddi fark atarak kazandılar), Beşiktaş'a da çok yabancı değil. İki sezon önce yine karşılaşmıştı bu ikili eleme grubunda ve Minsk 7 farkla, 32-25 kazanmıştı. Geçtiğimiz sene ise tarihlerinde ilk kez gruplara kalan Belaruslular, beklenenden daha iyi bir performans göstermiş ve 8 puan toplamıştı, şüphesiz bu sene daha fazlasını istiyorlar. Takımın en önemli oyuncusu geçtiğimiz sene Şampiyonlar Ligi'nde 63 gol atan orta oyun kurucu Pavel Atman. Pivot Maxim Babiçev, rotasyonun önemli parçaları sol kanatlar İvan Boruka ve Vitali Kazhenauski dikkat edilesi oyuncular yine.
Beşiktaş'ın eleme gruplarındaki rakipleri Beşiktaş'ın çok mu üzerinde? Hayır. Ancak çok uğraşması, hatasız geçirmesi gerekiyor maçları siyah beyazlıların.
Ha bir de unutmadan, Beşiktaş elemeleri geçerse, grup aşamasında şöyle bir cendere bekliyor; FC Barcelona Intersport, Croatia Osiguranje Zagreb, Kadetten Schaffhausen
,Chambery Savoie HB, HC Bosna BH Gas Sarajevo. Böyle cendereye can kurban, haydi Beşiktaş!
Yıllarca Fanatik'te, Fotomaç'ta "Şeker Gibi Kura!", "Lokum ya, vallahi lokum" benzeri başlıklar gördük futbol takımlarımızın Avrupa maçları için. Hep özenirdim keşke hentbolda da olsa, bir kutucuk da hentbola ayırsalar diye, kısmet banaymış... Bir sayfa dolu dolu tanıtayım rakipleri sizlere.
Beşiktaş geçen sene yine Şampiyonlar Ligi eleme grubu ile maceraya başlamış, bir galibiyetle grubu üçüncü sırada bitirip yoluna kupa ikiden devam etmiş ve yolculuğunu da Alman Lemgo'ya elenerek tamamlamıştı. Bu sene yine eleme gruplarından başlıyor yoluna son Türkiye şampiyonu. Grup 1'de Beşiktaş'ın rakipleri İsveç'ten Savehof, Avusturya'dan Aon Fivers ve Belarus'tan Dinamo Minsk olacak. Haydi rakiplerimizi tanıyalım o vakit.
IK Savehof
Beşiktaş'ın bu sezonki Avrupa Kupaları'nda karşısına çıkacağı ilk rakip olan İsveç ekibi IK Savehof, dünyada hentbol kültürünün en yüksek olduğu yerlerden birinin, Partille'nin takımı. Göteborg'un dışında yer alan ufak bir kasaba olan Partille, her yaz genç hentbolcuları bünyesinde bulunduran bir hentbol organizasyonuna sahip, ki bu gençlerin çoğu da Savehof'un gözlemcileri tarafından izlenir, keşfedilir, gerekirse altyapıya kazandırılır.
Hentbolun bu denli sevildiği yerlerden birinde 1950 yılında kurulan Savehof, başarı kazanmaya 2000'li yılların başında başladı. 2004'ten bu yana, son iki sezon da dahil olmak üzere 4 kez İsveç Ligi şampiyonu olan IK Savehof, 4 kez de şampiyonluğu finalde kaybetti. Bir dönem kadrosunda Danijel Andjelkovic, Kim Andersson, Spyros Balomenos, Patrik Fahlgren, Jonas Larholm, Johan Petersson, Per Sandström gibi yıldızları barındırmış olan Savehof'un Avrupa Kupaları'ndaki en büyük başarısı ise 2002/2003 sezonundaki Challenge Cup yarı finali. Danimarka ekibi Skjern'e 4 gol farkla elendikleri o yarı final sonrasında bir daha çeyrek final dahi göremedi Savehof. 4. kez katıldıkları Şampiyonlar Ligi'nde ise en büyük başarıları, 2004/2005 yılında oynayıp Flensburg'a kaybettikleri son 16 turu.
Takımın önemli oyuncuları arasında bek Michael Apelgren, sağ kanat Tobias Johansson, sol kanat Robert Johansson, ki kendisi geçen sene Şampiyonlar Ligi'nde 39 gol attı ve pivot Erik Fritzon var.
Kanatlarını çok etkili kullanan ve her İsveç takımı gibi sağlam savunma yapabilen IK Savehof maçı tabii ki kolay olmayacak, ancak ritmi maç başında tutturabilirse Beşiktaş, zoru kolay yapabilir.
Aon Fivers
Handball Liga Austria'nın son şampiyonu aon Fivers, tarihi olan, ancak çok fazla başarısı olmayan bir takım. 1919 yılında kurulan aon Fivers, tarihindeki ilk lig şampiyonluğunu geçtiğimiz sezon kazandı. 2 kez Avusturya Kupası şampiyonu olan Fivers, Avrupa kupalarında ise en iyi sonucunu 1985'te, EHF Kupası'nda yarı final görerek elde etmişti. Tarihlerinde ilk kez EHF Şampiyonlar Ligi'nde mücadele edecek olan Avusturyalıları Peter Eckl çalıştırıyor. Geçtiğimiz sene EHF Kupası'nda 2. turda Metaloplastika Zorka Keramika'ya elenen Fivers'ın kadrosuna dönecek olursak; Hırvat pivot İvan Jurkoviç ve Litvanyalı Romas Kirveliavicius ikilisi dışında takımın tamamı Avusturyalı. Özellikle geçtiğimiz sene EHF Kupası'nda takımın en golcü oyuncularından olan (17 gol) genç Kirveliavicius dışında, oyun kurucu Markus Kollar, genç sağbek Simon Hahn ve 1999 yılından beri takımda bulunan Mathias Kienzer, dikkat edilmesi gereken isimler.
Geçtiğimiz sene de bir Avusturya şampiyonu ile, A1 Bregenz ile oynayıp rakibine 4 farkla kaybetmişti Beşiktaş eleme grubunun kilit maçında. Bu kez farklı olabilir. Tabii Fivers'ın Viyana'da oynanacak maçta yarı-ev sahibi olduğunu unutmamak gerekiyor.
Dinamo Minsk
Belarus'un başkent ekibi Dinamo Minsk, Doğu Avrupa ekolünü benimsemiş ülkelerin oyuncularından oluşuyor. Takımdaki Belarusluların yanında, bir Rus, 3 Ukraynalı ve 1 de Litvanyalı bulunuyor.
Köklü bir spor kulübü olan Dinamo Minsk'in hentbol şubesi, yeni yeni faaliyete geçiyor desek yeridir. 2009 ve 2010'da Belarus Birinci Henbtol Ligi şampiyonluğuna ulaşan Minsk, 2009 Baltık Ligi'nin de şampiyonuydu. İlk lig şampiyonluğunu aldıkları sene Belarus Kupası'nın da finaline yükselip kaybeden Dinamo Minsk, üçüncü kez Şampiyonlar Ligi'nde.
Tarihindeki ilk Avrupa maçını da bir Türk takımına, Milli Piyango'ya karşı oynamış olan Dinamo Minsk (iki maçta da ciddi fark atarak kazandılar), Beşiktaş'a da çok yabancı değil. İki sezon önce yine karşılaşmıştı bu ikili eleme grubunda ve Minsk 7 farkla, 32-25 kazanmıştı. Geçtiğimiz sene ise tarihlerinde ilk kez gruplara kalan Belaruslular, beklenenden daha iyi bir performans göstermiş ve 8 puan toplamıştı, şüphesiz bu sene daha fazlasını istiyorlar. Takımın en önemli oyuncusu geçtiğimiz sene Şampiyonlar Ligi'nde 63 gol atan orta oyun kurucu Pavel Atman. Pivot Maxim Babiçev, rotasyonun önemli parçaları sol kanatlar İvan Boruka ve Vitali Kazhenauski dikkat edilesi oyuncular yine.
Beşiktaş'ın eleme gruplarındaki rakipleri Beşiktaş'ın çok mu üzerinde? Hayır. Ancak çok uğraşması, hatasız geçirmesi gerekiyor maçları siyah beyazlıların.
Ha bir de unutmadan, Beşiktaş elemeleri geçerse, grup aşamasında şöyle bir cendere bekliyor; FC Barcelona Intersport, Croatia Osiguranje Zagreb, Kadetten Schaffhausen
,Chambery Savoie HB, HC Bosna BH Gas Sarajevo. Böyle cendereye can kurban, haydi Beşiktaş!
Kuzey Kıbrıs da lige dahil
Türkiye Erkekler ve Kadınlar Hentbol Süper Ligi'nde fikstür çekimi yapıldı. 1-2 Ekim tarihlerinde başlayacak yeni sezonda erkeklerde 12, kadınlarda ise 9 takım mücadele verecek. Nisan 2012'de tamamlanması planlanan normal sezonun ardından play-off müsabakaları yapılacak.
Lig tarihinde ilk kez bir Kuzey Kıbrıs takımı mücadeleye katılacak. Beşparmakspor, Mersin bölgesi takımı statüsünde lige alındı.
8 farklı ilden 12 takımın yer aldığı Erkekler Süper Lig'in ilk haftasında son şampiyon Beşiktaş, ligin güçlü ekibi İzmir Büyükşehir Belediyespor ile karşı karşıya gelecek. İlk haftanın maçları şöyle:
Mersin Yenişehir Bld-BŞB Ankaraspor
Bursa Nilüfer Bld - Adana Çukobirlik
Beşiktaş - İzmir BŞB
Ankara İl Özel İdare - Mersin Beşparmak SK
Çankaya Bld. ANKA - Trabzonspor
Maliye Milli Piyango - Akdeniz Üniversitesi
Kadınlarda ise 17-18 Eylül'de başlayacak Süper Lig'in ilk hafta maç programı şöyle:
Ankara Yenimahalle Bld - İstanbul Emniyetgücü
Çankaya Bld. ANKA - Maliye Milli Piyango
Gazi Üni - Muratpaşa Bld.
Anadolu Üni - İzmir BŞB
Üsküdar Belediyesi (BAY)
1.Lig'de ise yeni statüye göre A Klasmanı'nda 12 takım, B Klasmanı'nda ise üç ayrı grupta toplam 25 takım oynayacak. Kadınlar 1. Lig'de ise iki grupta 21 takım Süper Lig'e yükselme mücadelesi yapacak.
Süper Lig'in tam fisktürü için tıklayın: ERKEKLER / KADINLAR
Foto: Türkiye Hentbol Federasyonu
25.08.2011
Fransızların Sırrı?
Ortalıkta almadık kupa bırakmayan Fransa Erkekler Milli Hentbol Takımı'nın sırrını bu vidyoyu izledikten sonra çözmek öyle çok çok zor değil.
Bol eğlence, bol arkadaşlık, güzel jenerasyon. Keyifle izlemeye devam.
21.08.2011
Vikinglerin zafer ayı
Geçen hafta Kadınlar U-19 Avrupa Şampiyonası'nı kazanan Danimarka, erkeklerde de Dünya Yıldızlar Şampiyonası'nda zirveye çıktı. Müthiş altyapısı ile dikkat çeken küçük Kuzey Avrupa ülkesi, Mar Del Plata'dan altın madalyayla evine dönmeyi başardı.
Final maçında İspanya ile karşılaşan Danimarka, son dakikaları hayli gergin geçen karşılaşmadan 24-22'lik galibiyetle ayrıldı. İlk yarıyı 17-13 önde tamamladıktan sonra ikinci yarının başında tam 11 hücumdan boş dönen İspanya, rakibinin 17-17'yi yakalamasına engel olamadı. Aitor Arino ile 14 dakikalık sessizliği bitiren İspanyollar, karşılıklı gollerle geçilen dakikaların ardından 56. dakikaya 22-21 önde girdi. Ancak son dört dakikada Danimarka, önce Larsen ile beraberliği buldu. Sonra Nicolai Somersen, 7 metreden takımını öne geçirdi. Son dakikada beraberlik için yüklenen İspanya kalesine işi bitiren golü beş saniye kala sol kanattan giren Baagoe kaydetti.
Final maçında Danimarka kalecisi Thorsten Fries, 16 kurtarış yaparak bu dramatik finale damgasını vururken, Theis Baagoe 7 golle şampiyon takımın skor yükünü çeken oyuncuların başında geldi.
2007'den sonra ikinci kez bu şampiyonayı kazanan Danimarka ve İspanya'nın ardından üçüncü sırayı Fransa'yı 25-24 yenen İsveç elde etti.
İSPANYA: 22-24 :DANİMARKA
Yer: Mar Del Plata, Arjantin
Salon: Malvinas Arjentina
İSPANYA: Donderis (9 kurtarış), Barbero - Plaza 4 gol/5 şut, Kramarz, Costoya 4/7, Chapela, Amigo Boada, Dujshebaev 2/7, Arino 3/4, Reixach 1/5, Saez Lozano 2/4, Fernandez 2/4, Cacheda 1/4, Sole Sala 3/6
DANİMARKA: Fries (16 kurtarış), Lenthe - Pedersen 3/11, Ellebaek, Larsen 5/11, Rokkjaer 1/1, Thiel 0/1, Baagoe 7/10, Sorensen 1/1, Christiensen 1/1, Mousing 1/2, Kisum 2/3, Sommer 2/3, Antonsen 1/1
DEVRE: 17-13 İspanya
Turnuvanın en iyi yedisi de yapılan değerlendirme sonrasında belirlendi. En değerli oyuncu, aynı zamanda turnuvanın 58 golle en skoreri İsveçli Jim Gottfriedsson olurken, en çok umut vaad eden oyuncu ödülü Danimarka'dan Nicolai Pedersen'e gitti. Şampiyonanın en iyi karması şöyle:
Kaleci: Nikola PORTNER (İsviçre)
Sol kanat: Hugo DESCAT (Fransa)
Sağ Kanat: Mario SOSTARCIC (Slovenya)
Pivot: Ignacio Plaza JIMENEZ (İspanya)
Sol oyun kurucu: Theis BAAGOE (Danimarka)
Orta oyun kurucu: Aitor ARINO (İspanya)
Sağ oyun kurucu: Martin LARSEN (Danimarka)
20.08.2011
Bir kuzeyden, bir güneyden
Dünya Yıldızlar Hentbol Şampiyonası'nda finalistler belirlendi: Danimarka ve İspanya... Daha önce de bu turnuvada şampiyon olan kuzey takımı, ikinci kupası için 20 Ağustos Cumartesi gecesi İspanyollarla karşı karşıya gelecek.
2007 Dünya Yıldızlar Şampiyonu Danimarka, yarı finalde Fransa'yı 29-26 yenerken, ikinci yarıda rakibine 10 gol şansı tanıdı. 37'inci dakikada 20-14 geriye düşen Danimarkalılar, sert savunma ile rakibi top kaybına ve faullere zorladı. 5-0 ve 4-0'lık iki seri yakalayarak skorda üstülüğü ele geçiren ve Fransızları moral olarak çökerten Vikingler, karşılaşmadan 29-26'lık skorla galip ayrılmayı başardı. Danimarka, grup aşamasında Almanya'ya kaybetmesine rağmen tur atlamıştı.
Diğer yarı finalde ise İspanya, İsveç'i 24-23 mağlup etti. Devresi 11-10 İspanya lehine tamamlanan maçın büyük bölümünde skoru önde götüren İspanyollar, maç içinde beş kez 4 sayılık fark oluştursa da mücadeleyi ancak tek golle kazanabildi. Üst üste 3 gol atarak son bir buçuk dakikaya 24-23 geride giren İsveç, beraberlik şansını da yakaladı. Ancak 10 gol ile günün en skorer ismi Jim Gottfridsson'un bitime 20 saniye kala hızlı hücumda bulduğu şutu İspanyol file bekçisi Carlos Donderis çıkarınca maçın skoru belirlenmiş oldu. İspanya'da en golcü isim 6 golle Aitor Arino olurken, Talant Dujshebaev'in oğlu Alex, 3 golle maçı noktaladı.
Son iki şampiyonada üçüncülükte yer alan İsveç, bronz madalya için Fransa ile karşı karşıya gelecek.
17.08.2011
Millet spor, biz inşaat peşinde...
Bundan üç sene önce BBC Pekin Olimpiyatı'ndan haberlerini geçerken muhabirler söze girerlerdi: "Dilerseniz öncelikle hentbolun nasıl oynandığını anlatalım. Hentbol yedişer kişilik takımlarla oynanan ve topun elle kaleye atıldığı bir oyundur."
Bilen bilir, Britanyalılar kendi topraklarında doğmamış oyunları bilmez, sevmez, oynamaz. Takım sporu dediğin de futboldur, rugbydir, krikettir, bilemedin kürektir. Hentbol dediğin ise sıradan Britanyalı'nın kafasında futbolda oyunun serbest vuruşla devamını gerektiren bir ihlalden başka bir şey değil.
Ama şimdi Olimpiyat var, ev sahibi olarak rezil rüsva olmak var işin ucunda, hangi spor olursa olsun sonuçta Britanya temsil edilecek. Diğer taraftan ülkede basketbolcuyu, voleybolcuyu, hentbolcuyu ara ki bulasın. Haydi oyuncuyu buldun diyelim, antrenör yok bu sefer de. Bizde olsa ne yaparsın, getirirsin on tane yabancıyı olur biter, değil mi? İşte öyle yapmadı Britanya, bilmedikleri sporlar hakkında dört yıllık plan hazırladı ve o meşhur İngiliz gururunu, kibrini de bir kenara bıraktı. Hentbol için gitti bu işi bilen Danimarka'dan yardım istedi. Gazete ilanıyla bulduğu heveslileri oradan gelen antrenörlere gösterdi, takımın geniş kadrosunu onlara seçtirdi ve adayları Danimarka'ya gönderdi. "Eti senin, kemiği benim" yaptı yani. Şimdi ellerinde hiç değilse Avrupa dışından gelecek takımların çoğuna kafa tutacak bir takım var. Dört senede olabildiği kadar. İşin ucunu bırakmazlarsa birkaç seneye bizi her maçta yenerler. Yetenek bakımından gerimizde olup, işi düzgün yapan pek çok başka ülkenin yaptığı gibi.
Bizim her şeyimiz plansız. Bir zamanlar kulüplerle, alt yapı takımlarıyla başa oynadığımız Avrupa'da bugün figüranız. Şampiyonlar Ligi'nde ASKİ'den sonra bir daha adımız anılmadı. Hâlâ püfür püfür esen Olimpiyat Stadyumu'yla Olimpiyat peşindeyiz. Tut ki acıyıp o Olimpiyat'ı verdiler, hangi Olimpik planla hangi dalda lisanslı sporcu sayısı arttırılacak belli değil. Bizim için organizasyon yapmak inşaat yapmak demek, müteahhitleri köşe yapmak demek.
İngilizler bile hentbol öğrenir, biz anca çimento kararız.
Bilen bilir, Britanyalılar kendi topraklarında doğmamış oyunları bilmez, sevmez, oynamaz. Takım sporu dediğin de futboldur, rugbydir, krikettir, bilemedin kürektir. Hentbol dediğin ise sıradan Britanyalı'nın kafasında futbolda oyunun serbest vuruşla devamını gerektiren bir ihlalden başka bir şey değil.
Ama şimdi Olimpiyat var, ev sahibi olarak rezil rüsva olmak var işin ucunda, hangi spor olursa olsun sonuçta Britanya temsil edilecek. Diğer taraftan ülkede basketbolcuyu, voleybolcuyu, hentbolcuyu ara ki bulasın. Haydi oyuncuyu buldun diyelim, antrenör yok bu sefer de. Bizde olsa ne yaparsın, getirirsin on tane yabancıyı olur biter, değil mi? İşte öyle yapmadı Britanya, bilmedikleri sporlar hakkında dört yıllık plan hazırladı ve o meşhur İngiliz gururunu, kibrini de bir kenara bıraktı. Hentbol için gitti bu işi bilen Danimarka'dan yardım istedi. Gazete ilanıyla bulduğu heveslileri oradan gelen antrenörlere gösterdi, takımın geniş kadrosunu onlara seçtirdi ve adayları Danimarka'ya gönderdi. "Eti senin, kemiği benim" yaptı yani. Şimdi ellerinde hiç değilse Avrupa dışından gelecek takımların çoğuna kafa tutacak bir takım var. Dört senede olabildiği kadar. İşin ucunu bırakmazlarsa birkaç seneye bizi her maçta yenerler. Yetenek bakımından gerimizde olup, işi düzgün yapan pek çok başka ülkenin yaptığı gibi.
Bizim her şeyimiz plansız. Bir zamanlar kulüplerle, alt yapı takımlarıyla başa oynadığımız Avrupa'da bugün figüranız. Şampiyonlar Ligi'nde ASKİ'den sonra bir daha adımız anılmadı. Hâlâ püfür püfür esen Olimpiyat Stadyumu'yla Olimpiyat peşindeyiz. Tut ki acıyıp o Olimpiyat'ı verdiler, hangi Olimpik planla hangi dalda lisanslı sporcu sayısı arttırılacak belli değil. Bizim için organizasyon yapmak inşaat yapmak demek, müteahhitleri köşe yapmak demek.
İngilizler bile hentbol öğrenir, biz anca çimento kararız.
Published with Blogger-droid v1.7.4
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


